Erdoğan, deprem, yaklaşan seçimler ve gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu. 

İlk soruyu Hande Fırat sordu. Fırat, afetlerle mücadele konusunda İstanbul’un da içinde bulunduğu kentlerle ilgili nasıl bir yol haritası olduğunu ve imar affını sordu. 

Erdoğan, “Öncelikle günümüzün en önemli başlığı… Asrın felaketini yaşadığımız 6 Şubat bizim için bir milat. Bunu da ifade ettik daha önce. Çok kararlı adımlar atmamız kesinlikle şart. Biz iktidara gelmeden önce eğitim ve sağlığı arka arkaya koyduk. Sağlıkta en önemli ülkelerle yarışır durumdayız. Şehir hastanelerimizle örnek bir ülke haline geldi. 

Öncelikle deprem bölgesindeki vatandaşlarımızı sağlam konutlara yerleştirmemiz gerekiyor. Dikey mimariye hep karşı çıktım. Yatay mimariyi savundum. Artık vatandaşlarımız da bizim bu tezimizi savunur duruma geldi. Yapımına başladığımız konut sayısı 100 bine ulaştı. 350 bin konutu 1 yıl içinde tamamlayacağız.

Bütün afetlerle mücadelede kendimizi ispat etmiş bir iktidarız. Deprem bölgesinde de evi yıkılan vatandaşlarım bize inansınlar. Her birini en kısa zamanda sağlam konutlara yerleştireceğiz.

Türkiye “ulusal risk kalkanı” modelini yeni yol haritamız olarak kabul etmiş durumdayız. Üniversitelerle bir araya geldik, ilk toplantımızı İstanbul’da yaptık. Bunu devam ettireceğiz.  

Tabii kolay değil, deprem, sel, yangın, kuraklık… Hepsine hazırlıklı olmak zorundayız. 

Zemin artı 3 bilemedin 4… bunlar en ideal yapı çeşitleri. 

Buralarda tabii hafif malzemelerle yapılan yapılar bizi güvenli hale getirecektir. 

Bilhassa 99 öncesi binaların risk analizini yapmaya başladık.  Yeni yerleşim alanları tespit edilecek, denetimler sıklaştırılacak. 

Tabii ki İstanbul burada ayrı bir önem taşıyor. İstanbul’un 39 ilçesinde risk haritası çıkardık. 

Gördük ki İstanbul’da 220 bin bina, yaklaşık 1.5 milyon bağımsız yapı risk altında.

"İMAR AFFI OLMAYACAK"

Şimdi tabii rezerv şehir derken tabii siz Kanal İstanbul’un sağını solunu kast ediyorsunuz. Kanal İstanbul’la birlikte oralarda yoğun inşaat başlayacak. İmar affı olmayacak.

"İSTANBUL'A VİZE ÖNERMİŞTİM"

Belediye başkanlığım döneminde İstanbul’a vize önermiştim. Çok tartışıldı. Bunlar dünyayı tanımıyorlar. Londra’da uygulanıyor. Londra merkeze giremezsiniz, belli ücrete tabii. İstanbul ben belediye başkanıyken 8 milyondu. Şimdi 16 milyon oldu. O gün beni eleştirenler şehircilik nedir, haberleri yoktu. Eğer o zaman dediğimize saygı duyulsaydı, çok daha güçlü planlama yapacaktık. Ve o planlama çerçevesinde İstanbul’a gelenler iş buldun mu, akraban var mı, diye sorularak alınacaktı. Vize olacağı için herkes giremeyecekti. Dolayısıyla İstanbul’un nüfusu bu rakamlara ulaştı ve kaçak yapılaşma kenti tehdit ediyor. 

Bunları yaparken dikey mimariyle vurgun yapıyorlar, zemin etüdü yapmıyorlar. 

İstanbul’a yeni bir nüfus gelmeyecek. Rezerv şehir şudur; mevcudu bir yerden bir yere nakletmek… İstanbul bilirsin, Avcılar aslında sağlam bir zemin değildir; yani Avcılar’dan al Beylikdüzü vs. sıkıntılı bölgeler.

Siz orada zemin etüdü yapar, sağlam zeminde kentsel dönüşüm yaparsınız. Orada nüfus seyreltilecek.

LİSTELERDE DEĞİŞİKLİK SİNYALİ

AK Parti’yi biz kurduğumuzdan bu yana hep yenilikten yana olduk. Şunu açık söyleyeyim biz sıradan bir parti değiliz. Kongrelerimizde hep hücre yenilenmesi yaptık. Bunu da meclise taşımak istedik. En az 3 dönem görev yapan arkadaşlarımızdan böyle bir değişiklik yapalım dedik. Ara vermişse ayrı… Ki en yakın mesai arkadaşlarımla da bu adımı attık. Sağ olsun hiçbiri bizi niye kenara attın demedi. Ki hepsinin yeni bir görevi var, var olan görevleri var. Biz bir davaysak, bugün burada yarın başka yerde bunu devam ettireceğiz. 
Bütün bunları yaparken her seçim bölgesine, her adaya ilişkin kapsamlı çalışmalarımız oldu. Bütün demografik yapıyı masaya yatırmak suretiyle çalışmamızı yaptık. Bütün bunlara rağmen bazı hatalarımız bazı illerimizde olmadı değil. Listelerimizi değişmek için Cumaya kadar süremiz var.